19/5/2009 - Kırkbirinci Kapının Ardındaki Bekleyen'e . . .

Düşündüm... acaba ben hangi kapının önündeydim... kırkbirinci kapıyı açmama daha kaç kapı engeldi... Büyük bir umarsızlıkla açtığım diğer kapıların hiçbirinde aradığımı bulamamıştım şüphesiz, elimi sol yanıma bastırdığım zaman daha iyi anlıyordum bunu... Bir kırkikinci kapının var olmayacağı düşüncesiyle atıyordum adımlarımı
. . . Ey kendisiyle anlamlandığım nakış nakış içime işlediğim Sevgilim. Sana gelmek için çektiğim hiçbir çileye sızlanarak dönüp bakmadım. Değil mi ki senin uğrunda çekilmiştir hepsi ve bir anlamlı iz taşır boynunda... İzbe sokaklardan geçti yolum, adı konulmamış düşünceler yolumu kesti. Giriştiğim bütün savaşlardan yenilgiyle çıktım. Yenile yenile öğrendim yenilenmeyi. Ve arındım.. Kurtuldum üzerime düşen zamanın belalarından... Sana geldim... Elimde anahtar Kırkbirinci kapı önündeyim, bakışlarım yerde Açmaya cesaretim olmasa da oradasın biliyorum Kırkbirinci kapı ardında . . .
|